EN TR

Denge Bozuklukları

Nörolojik hastalıklar, kas iskelet sistemi hastalıkları, göz ve iç kulak patalojilerine bağlı olarak denge merkezlerinin etkilenmesiyle denge bozuklukları ortaya çıkabilir. Dengenin hem statik (dururken), hem de dinamik (hareket halindeyken) iki önemli şekli vardır. Özellikle ileri yaşla birlikte diz, kalça, ayak bileği eklemlerinde osteoartrit dediğimiz kireçlenme ve menisküs gibi yapılardaki bozulma, kişinin gözleri kapalıyken nerde ne şekilde durduğunu anlamasını sağlayan eklem duyusunun bozulmasına ve buna bağlı denge bozukluğunun artmasına neden olur. Daha hareketsiz bir yaşamla ortaya çıkan bacaklardaki kas güçsüzlüğü, denge kaybı geliştiği anda gövdenin düşmemek için ortaya çıkardığı bir takım reaksiyonların yerine getirilmesine engel olur. Tüm bunlarla birlikte ileri yaşla ortaya çıkan katarakt gibi görme bozukluğuna neden olan hastalıkların artması, kulak patalojilerinin belirginleşmesi, vertigo da denge bozukluklarını arttırır. 65 yaş üstünde hem statik, hem de dinamik denge kaybı ve buna bağlı düşmelerin sıklığı belirgin olarak artar. Düşmeler sonucunda en sık el bileği, omurga ve kalça kırıkları ortaya çıkar. Bu kırıklardan özellikle kalça kırıkları ciddi sonuçlara neden olabilir. 
Bunların yanında bazı nörolojik hastalıklar denge ve yürüme bozukluğuna neden olabilir. Özellikle multipl skleroz, parkinson ve diğer nörodejeneratif hastalıklar, inme (beyin felci), travmatik beyin hasarı, alzheimer, kas hastalıkları, serebral palsi, polinöropatiler belirgin denge kaybına neden olur.

Rehabilitasyon

Tüm bu nedenlerle orta- ileri yaşta denge bozukluğu varlığı değerlendirilerek, eğer denge kaybı varsa uygun egzersiz programlarının düzenlenmesi gerekir. Egzersiz programları öncelikle denge koordinasyon ve bacak güçlendirme, germe egzersizleri şeklinde fizyoterapistle çalışma olarak düzenlenir. Bacak güçlendirme ve germe egzersizleri yapılırken amaç denge kaybı anında vücudun düşmemek için yerine getirdiği aktif refleks mekanizmaların yeterince çalışmasını sağlamaktır. Son yıllarda bu programlara ek olarak sanal rehabilitasyon yöntemleri kullanılmaya başlanmıştır. 
Kore balance cihazı statik ve dinamik dengenin ne derece bozulduğunun ölçümünü yapar ve aynı zamanda hastaya uygun egzersiz yaptırarak dengenin gelişmesine yardım eder. Hasta hareketli bir platformun üstünde gövde ve bacak dengesini sağlamaya çalışarak, karşısında bulunan ekrandaki oyunlara ya da uygulamalara göre egzersiz yapar. Oyun şeklindeki egzersiz programları sayesinde hastanın rehabilitasyon sırasında canı sıkılmaz, katılımı daha iyi olur.
EP-10 sistemi denilen başka bir sanal rehabilitasyon yönteminde ayak altına konulan sensörleri olan bir platformla hastanın hem denge ve hem de ağırlık aktarma dereceleri ölçülür. Hastanın hastalığına ve denge bozukluğunun derecesine göre bir takım egzersizlerle denge koordinasyon ve bacak güçlendirme çalışlabilir. Bu egzersizler sanal bir ortamda, eğlenceli bir şekilde yapılır.
3D yürüme eğitimi sistemi başka bir üç boyutlu sanal rehabilitasyon sistemidir. Bu sistemle bir yürüme bandı üzerinde öncelikle hastanın bozulmuş yürüme şekli üzerinde çalışılarak düzeltilmeye çalışılır. Daha sonra büyük bir ekran yardımıyla üç boyutlu bir ortam yaratılır. Sanki hasta dış ortamda yürüyormuş gibi bir takım engellerden geçerek yürüme ve denge eğitimi alır. Bu sırada hastaya ekranda bir takım sorular sorularak bir yandan da kognitif fonksiyonları uyarıldığı sırada dengesini sağlaması için uyarı verilir. 
Tüm bu rehabilitasyon yöntemleri tekrarlı bir şekilde kullanıldığında, beyine giden sürekli uyarılarla denge merkezleri uyarılarak hastanın dengesinin gelişmesi sağlanabilir. Sonuçta da düşmelerin belirgin olarak azalması amaçlanır.

Doktorunuzun değerlendirmesi sonucunda farklı tedavi modalitelerinden oluşan size özel belirlenmiş rehabilitasyon programı hazırlanır. Tedavi sürecinde fonksiyonel gelişmenize paralel olarak tedavi planınızda değişiklikler yapılabilir.