EN TR

 

Multiple Skleroz

Multiple skleroz (MS) santral sinir sisteminin kronik demiyelinizan enflamatuar bir hastalığı olup multifokal nörolojik tutulumla seyreder . 40 yaş altında en sık engel oluşturan nörolojik hastalıktır. Dünyada 2.5 milyon, ülkemizde yaklaşık 50000 MS’li olduğu tahmin edilmektedir. Beyinde ve omurilikte demyelinizan plaklar görülür. Kesin nedeni henüz belli değildir. Otoimmün bir hastalık olduğu, hastalığın gelişmesinde immün sistemin rol oynadığı kabul edilmektedir. Yürüyüş, koordinasyon, mesane ve cinsel fonksiyonlarda yaygın etkilenme ile beraber hastaların çoğunda fonksiyonel ve bilişsel bozukluk gelişir.

 

MS kimlerde görülür?

MS’nin ortalama başlangıç yaşı 30’dur ve kadınlarda erkeklerden yaklaşık 5 yıl daha erken başlar ve erkeklere oranla daha sık görülür. Kadın erkek oranı 1.77/1’dir. MS kalıtsal bir hastalık değildir ancak ailede MS hastalığı öyküsü varsa görülme olasılığı daha fazladır.
 

Klinik bulguları nelerdir?

MS hastalarında sinir sisteminde tutulumun olduğu bölgeye göre güçsüzlük, yürüyüş bozuklukları, denge bozukluğu, tremor, yutma/solunum zorlukları, uyuşukluk, ağrı, duyu kaybı, çift görme, görme keskinliği kaybı, idrar tutamama, sık idrara çıkma, kabızlık gibi semptom ve bulgular görülebilir. MS’in ilk klinik bulguları oldukça değişkendir. Başlangıçta hastaların %50’sinde tek taraflı semptomlar gelişir. Hastaların %48’inde görme bozukluğu (optik nörit), %40’ında güçsüzlük bulunur. Güçsüzlük en çok alt ekstremede gelişir. Parestezi hastalığın her döneminde bulunabilir ve sıklıkla ağrı ile birlikte olur. Hastalık alevlenme ve sönmelerle seyreder ve seyri oldukça değişkenlik gösterir. Genellikle bir veya iki atak sonrası uzun bir ataksız dönem izlenir. Duraklamalı-tekrarlamalı, tekrarlamalı-ilerleyici, kronik ilerleyici formları da görülebilir.
 

MS’in tanısı nasıl konur ve ileri tetkik gerekir mi?

Tanı koymada en önemli adım iyi bir nörolojik hikaye ve fizik muayenedir. MS için belli tanı kriterleri mevcuttur. Ayrıca MS için en duyarlı tanısal test MRG’dir. Klinik olarak MS ile uyumlu hastalarda MRG’de santral sinir sisteminde demiyelinizan plakların görülmesi MS tanısını koydurur. Ancak sinir sistemini tutan enflamatauvar hastalıklar, enfeksiyöz hastalıklar, granülomatoz hastalıklar, miyelin hastalıkları, vitamin B12 eksikliği gibi hastalıklar da benzer bir klinik tabloya neden olabilir. Bu yüzden tanıda beyin omurilik sıvısı analizi, uyarılmış potansiyeller gibi yardımcı laboratuvar testleri de kullanılmaktadır.
 

Tedavi

MS’in tedavisine ne kadar erken başlanırsa uzun dönemde ortaya çıkabilecek özürlülüğün önüne o kadar kolay şekilde geçilebilmektedir. MS’i ortadan kaldıran bir tedavi bulunmamakla birlikte hastalığın ilerlemesini durduran ya da yavaşlatan ilaçlar vardır. Tedavide antienflamatuar ilaçlardan özellikle kortikosteroidlerden, immünsupresif tedavilerden ve immünomodülatör tedavilerden yararlanılmaktadır.
 

Rehabilitasyon

Rehabilitasyonla hastanın bağımsızlık düzeyi en üst seviyeye çıkarılmaya çalışılır. Akut alevlenme döneminde yatak istirahati ve hastanın tüm fiziksel ve psikolojik streslerden uzaklaştırılması gerekir. Alevlenme dönemleri dışında da gün içinde yorgunluk dönemleri gözetilerek egzersiz programı düzenlenmelidir. Tedavi sırasında yorgunluğun ve vücut ısısının artmamasına dikkat edilmelidir. Artmış vücut ısısı MS semptomlarını kötüleştirebilir. Bu yüzden hastaların evlerinde, arabalarında klima ihtiyacı önemli bir konudur. Egzersiz programı hastanın nörolojik kaybına, durumuna göre planlanır. Motor sorunları kompanse edici ve inaktiviteye bağlı sorunları önlemek üzere bir tedavi programı hazırlanmalıdır. Ayrıca hastanın iş uğraşı becerileri artırılmalıdır. Hastanın oturma ve ayakta durma dengeleri sağlanmalı ve yürüme düzeltilmeye çalışılmalıdır. Hastanın durumuna göre gerekirse çeşitli cihazlar verilebilir. Spastisite gelişmişse germe ve eklem hareket açıklığı egzersizleriyle azaltılmaya çalışılır, spastisiteyi arttıran problemler tespit edilir ve engellenir gerekirse ilaç tedavisi verilebilir, spastik kaslara Botulinum toksin A enjeksiyonu yapılabilir. Hastalarda mesleki sorunlar da giderilmeye çalışılır. Mesane ve barsak rehabilitasyonu da MS’li hastalarda çok önemlidir. MS hastalarının psikolojik destekten de çok yararlandıkları bilinmektedir.
Merkezimizde bu konvansiyonel egzersiz yöntemleriyle birlikte yürüme ve dengenin gelişmesi için Robotik sistemler, sanal rehabiliyason dediğimiz bilgisayar kontrollü üç boyutlu egzersiz sistemleri bulunmaktadır. 3D yürüme eğitimi ünitesi iki şekilde etkili olur. Eğitim kısmında hastanın adım uzunlukları, genişliği ve yürüme hızı ayarlanarak, hastanın bir yürüme bandı üzerinde görsel ve işitsel uyarılarla yürüme bozukluğunun tekrarlayıcı düzgün yürümeyle düzeltilmesi amaçlanır. İkinci kısımda yürüme bandının karşısındaki büyük bir ekranla üç boyutlu sanal bir ortam oluşturulur ve sanki gerçekten dışarda , engebeli, zorlayıcı bir zeminde yürüyormuş gibi eğitim verilir. Dengesinin, dış ortama uyumunun artması, hareketlerinde hızlanma sağlanır. Aynı egzersizler sırasında bir takım zihinsel sorularla bilişsel fonksiyonlar da uyarılarak daha etkili sonuçlar alınır (çoklu görevli egzersiz). Başka bir sanal rehabilitasyon yöntemi olan EP-10 sistemiyle bu hastalar denge, durumlarına göre üst ve alt ekstremite kaslarında güçendirme, ya da el becerileri üzerinde çalışabilirler. Korebalance cihazı dediğimiz denge egzersizlerini eğlenceli hale getiren bilsiyarlı sistemle hastaların statik ve dinamik denge çalışması ve gövde kontrolü, dik duruş üzerinde çalışmalar yapılabilir. Hastaların doktor tarafından değerlendirmesi yapıldıktan ve bu sistemlerden uygun olabilecekler belirlendikten sonra, hasta alınarak başarıp başaramayacağı, bununla birlikte hastaya yararlı olup olmayacağı değerlendirilir.

Bizden Makaleler