EN TR

 

Parkinson Hastalığı

Beyin sapı çekirdeklerini tutan kronik, ilerleyici, nörodejeneratif bir hastalıktır. Erişkin grupta en sık görülen kronik hastalıklardan birisidir. Sıklığı yaşla birlikte artar ve 80-90 yaş arası belirgin yükselir. Erkeklerde biraz daha sık görülür. Genellikle genetik yatkınlıkla birlikte başka faktörlerin ektikisiyle ortaya çıktığı düşünülmektedir. Kesin nedeni bilinmemektedir. Bunun yanında bazı durumlara ikincili olarak da ortaya çıkabilir. Böcek, bitki ilaçlarıyla ve ağır metallerle zehirlenmeler, kafa travması, beyin felci, beyin tümörü gibi durumlara ikincil olarak da parkinson tablosu karşımıza çıkabilir.

 

Klinik bulgular

Dört major bulgusu vardır:
1- İstirahatte titreme (özellikle ellerde başlar)
2-Bradikinezi ( hareketlerde anormal yavaşlama)
3- Dişli çark rijiditesi (kaslarda açmaya çalışınca kademeli olarak takılma hissi)
4- Yürüme bozukluğu ve buna bağlı denge bozuklukları
Hareketlerde yavaşlama yürümeye başlarken ilk adımı atmakta zorluk ya da yürürken aniden donma hissi gibi semptomlar ortaya çıkar. Sanki ayaklarının yere yapışık olduğunu hissettiklerini söylerler. Bunun yanında yüz mimik kaslarında yavaşlama, maske yüzü görünümü ortaya çıkar. 
Yürümede kol hareketleri azalır, küçük adımlarla, yavaş ama aceleci bir yürüşüş ortaya çıkar. Yürüme sırasında gövde hafif öne eğik olarak durur. Dengenin kontrolünde kullanılan mekanizmalar bozulur, denge sağlayıcı kol hareketlerinin azalması, yaşlılığa bağlı görme azlığı, kondüsyon düşüklüğü de dengeyi kötü yönde etkiler. Yürüme ve denge bozukluğu nedeniyle düşmeler ve buna bağlı gelişen kırıklar en önemli ölüm nedenleri arasındadır. Hastaların büyük bir kısmında ileri dönemde depresyon ve bilişsel bozukluklar ortaya çıkar.

 

Tanı

Tanı koymak başlangıçta zor olabilir. Klinik görüntü ve hastalığın ilerleyici olması, bunun yanında L-Dopa dediğimiz ilaca cevap vermesi tanı koymakta yardımcı olur. Hastanın şikayetlerini açıklayacak başka bir hastalığın olmadığının gösterilmesi de önemlidir. Beyin manyetik rezonans görüntülemesi ve tomografisinin tanıya yardımı kısıtlıdır. 

 

Tedavi

Kesin tedavisi yoktur. Hastanın belirti ve bulgularını kontrol altına almak öncelikli amaçtır. L-dopa tedavinin temelini oluşturur. Antiviral bir ajan olan Amantadin başka bir tedavi seçeneğidir. Hastalığın başlangıcında en düşük dozla en iyi kontrol sağlanmaya çalışılır. Ancak hastalığın ileri dönemlerinde bu ilaçların yan etkilerinin kontrol edilmesi de tedavide önemli bir yer tutar. Cerrahi olarak hastanın durumuna ve beklentilerine göre derin beyin stimulasyonu (DBS), implantlar ve ablasyon yapılabilir.

 

Rehabilitasyon

Tüm bu tedavilere rağmen semptomlar baskılansa da hastalığın ilerlemesi devam eder. Bu nedenle hastanın hareket bozukluklarına yönelik rehabilitasyon seçeneklerinin iyi değerlendirilmesi gerekir. Rehabilitasyon yaklaşımları kişiye özel olarak belirlenip, nöroloji uzmanıyla konsultasyon halinde hasta için en uygun ilaç dozu da sağlanarak uygulanır. 
Yürüme, denge bozukluğu ve yavaşlamaya yönelik olarak fizyoterapist eşliğinde egzersizlerle kol ve bacak kaslarının güçlenmesi, hareketsizlik nedeniyle kollarda ve bacaklarda ortaya çıkan eklem hareket açıklıklarının yeniden sağlanması ya da hiç kısıtlılık gelişmeden engel olunması, yine özellikle kol ve bacaklarda gelişen dişli çark rijiditesi nedeniyle ortaya çıkan kasılma, takılma gibi semptomların azaltılması sağlanabilir. 
Merkezimizde bu konvansiyonel egzersiz yöntemleriyle birlikte yürüme ve dengenin gelişmesi için robotik sistemler, sanal rehabiliyason dediğimiz bilgisayar kontrollü üç boyutlu egzersiz sistemleri bulunmaktadır. 3D yürüme eğitimi ünitesi iki şekilde etkili olur. Eğitim kısmında hastanın adım uzunlukları, genişliği ve yürüme hızı ayarlanarak, hastanın bir yürüme bandı üzerinde görsel ve işitsel uyarılarla yürüme bozukluğunun tekrarlayıcı düzgün yürümeyle düzeltilmesi amaçlanır. İkinci kısımda yürüme bandının karşısındaki büyük bir ekranla üç boyutlu sanal bir ortam oluşturulur ve sanki gerçekten dışarda , engebeli, zorlayıcı bir zeminde yürüyormuş gibi eğitim verilir. Dengesinin, dış ortama uyumunun artması, hareketlerinde hızlanma sağlanır. Aynı egzersizler sırasında bir takım zihinsel sorularla bilişsel fonksiyonlar da uyarılarak daha etkili sonuçlar alınır (çoklu görevli egzersiz). Başka bir sanal rehabilitasyon yöntemi olan EP-10 sistemiyle bu hastalar denge, durumlarına göre üst ve alt ekstremite kaslarında güçendirme, ya da el becerileri üzerinde çalışabilirler. Korebalance cihazı dediğimiz denge egzersizlerini eğlenceli hale getiren bilsiyarlı sistemle hastaların statik ve dinamik denge çalışması ve gövde kontrolü, dik duruş üzerinde çalışmalar yapılabilir. Hastaların doktor tarafından değerlendirmesi yapıldıktan ve bu sistemlerden uygun olabilecekler belirlendikten sonra, hasta alınarak başarıp başaramayacağı, bununla birlikte hastaya yararlı olup olmayacağı değerlendirilir.

 

Bizden Makaleler